Ayşenur Kırık, koruma kararına karşın ölümden döndü: ‘Sesi olmalıyız’

Aysenur kirik koruma kararina karsin olumden dondu sesi olmaliyiz BDFUx6mh
Ayşenur Kırık, koruma kararına karşın ölümden döndü: ‘Sesi olmalıyız’

Yozgat’ta geçen yıl aralık ayında Ayşenur Kırık, koruma kararına karşın boşanma aşamasındaki eşi Yasin Bölükbaşı’nın bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırı sırasında Ayşenur Kırık ağır yaralanırken onu kurtarmaya çalışan babası Yaşar Kırık da bıçakla yaralandı.

Kamera kayıtlarında sanığın kapıyı kırarak eve girdiği, Ayşenur Kırık’ı saçından sürüklediği ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladığının tespit edildiği belirtildi. İddianamede Yasin Bölükbaşı’nın, Ayşenur Kırık’a yönelik “kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, Yaşar Kırık’a yönelik “kemik kırığına neden olacak şekilde silahla kasten yaralama”, ayrıca “konut dokunulmazlığını ihlal”, “mala zarar verme” ve 6136 Sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından cezalandırılması talep edildi. Saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması ise önceki gün Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanık Yasin Bölükbaşı’nın saldırı sırasında kızlarını kurtarmak için araya giren Ayşenur Kırık’ın anne ve babasından da şikâyetçi olduğu aktarıldı. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 22 Eylül tarihine erteledi.

Davayı takip eden Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatlarından Çisel Demirkan, duruşmada sanığın kendisini yaraladıkları gerekçesiyle Ayşenur Kırık’ın anne ve babasından şikâyetçi olduğunu belirtti. Demirkan anne ve babanın kızlarını ölümcül saldırıdan kurtarmak için müdahale ettiğini vurgulayarak, “Bu hukuken zorunluluk halidir. Bir insanın yaşamı tehlikedeyken müdahale etmek hem insani hem de hukuki bir sorumluluktur” dedi. Sanığın olay anına ilişkin savunmasının kamera görüntüleriyle çeliştiğini ifade eden avukat Demirkan, baba ve annenin Ayşenur bıçaklanmaya başladıktan sonra müdahale ettiğini söyledi.

‘DÜZEN DEĞİŞMELİ’

Demirkan, saldırının öldürme kastıyla yapıldığını savunarak “Ayşenur’un darbe aldığı her yer yüzde 80’i öldürme kastıyla yapılmış” dedi. Demirkan ayrıca, “Sanık, bu kadar senedir varlıklarını umursamadığı çocukları için ‘Beni onlardan ayırmayın’ diye ağladı. Beraatını istedi. Öldürme kastı olmadığını iddia etti. Geçmişte asker olan birinin rastgele bıçak sallaması gibi bir durum söz konusu değil. Rastgele sallanan her bıçakta ölümcül bir darbe bırakması mümkün değil. Hep aynı savunmayla karşılaşıyoruz. Erkeklik gururlarını yediremediklerini iddia ediyorlar. Ama mesele bu değil. Barışmak için yalvarıp barışma talepleri yerine gelmediği zaman aslında egoları incindiği için bu noktaya geliyor” dedi.

‘SUSAMAYIZ’

“Bu dosyalarda cezayı artırıyor olmak bir çözüm değil” diyen Demirkan, “Çünkü devlet cezayı ne kadar arttırırsa da azalma olmuyor. İndirim talepleri oluyor ve indirim almaya çalışıyorlar. Bu adamların bu kadar hoyratça bu davranışları gösteriyor olabilme sebepleri düzenin kendisidir. Buradaki sistem değişmediği sürece, düzenin kendisi değişmediği sürece, kadın cinayetleri, çocuk istismarları ve suça sürüklenen çocuk (SSÇ) dediğimiz kavram artacaktır. Hiçbir kadın cinayetinde çocuk istismarında susamayız, susmamalıyız. Onların atılmadıkları çığlık olmak zorundayız. Onların sesini duyurmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

yok

Author: Yusuf Aydın