Uğur Gürses: Türkiye, yabancı sermaye yatırımlarının aktığı büyük bir merkez olacaktır

Ekonomist Uğur Gürses, “Türkiye; hukuka saygılı, yargı bağımsızlığına sağlama ve kurallı bir ekonomi olma, hesap veren mekanizmaları hareket geçirme ve basın özgürlüğünü temellendirdiğinde küresel çapta doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının aktığı büyük bir merkez olacaktır” dedi. 

Uğur Gürses, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ikinci gününde açıklamalarda bulundu. Gürses, ikinci yüzyılda Türkiye’nin ekonomik modelinin değişmesi gerektiğinin zorunluluk haline geldiğini belirtti. 

“Hanehalkı tüketimine dayanan bu modelin yatırımlara kaymasıyla mümkün olabilecektir”

Gürses, “Bugünün ekonomik modeli milli gelirin yüzde 60’ını oluşturan hanehalkı tüketimine dayanmaktadır. Yatırımlarda ise orta ve uzun vadeli kamusal bir strateji yoktur. Planlama yoktur. İhracatın ne katkısı ise dalgalanmaktadır. Geleceğin Türkiye’sinin modeli verimliliği artıran bir patika olmalıdır. Bu patika ise hanehalkı tüketimine dayanan bu modelin yatırımlara kaymasıyla mümkün olabilecektir.

Aksi halde net ithalat fazlasıyla büyüyen cari açık ile bunu kapama dönük kısa vadeli sermaye girişlerine mahkum, parası sürekli dalgalanan, enflasyonu bir türlü fiyat istikrarı seviyesine çekemeyen ülke fotoğrafı değişmeyecektir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, yatırım çekme potansiyeli olan bir ülkedir”

Uğur Gürses, yeni büyüme modelinin doğaya saygılı olması gerektiğini söyledi. Gürses, “Önümüzdeki çeyrek yüzyılın büyüme merkezi Doğu ülkelerine kayarken Türkiye, yaşlanan ama sermaye birikimi görece güçlü Avrupa ile gelişen Doğu arasında küresel bir hub, ara durak olma, bu çerçevede de yatırım çekme potansiyeli olan bir ülkedir” değerlendirmesini yaptı.

Ekonomist Gürses, “Türkiye; hukuka saygılı, yargı bağımsızlığına sağlama ve kurallı bir ekonomi olma, hesap veren mekanizmaları hareket geçirme ve basın özgürlüğünü temellendirdiğinde küresel çapta doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının aktığı büyük bir merkez olacaktır” diye konuştu.

“Ben de umutlu ve heyecanlı olmayı seçiyorum”

Gürses, “İkinci yüzyıla girerken ben de umutlu ve heyecanlı olmayı seçiyorum. Tıpkı 1923’te bir işgalden ve savaştan başarıyla çıkan, yokluk içinde bir ülke kuran kurucu kadroların yaptığı gibi…” dedi.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir