İtalyan bakanın ‘etnik ikame’ sözlerine tepki: ‘1930’lara geri gidiyoruz’

İtalya’da iktidardaki aşırı sağcı İtalya’nın Kardeşleri partisinin önde gelen isimlerinden Tarım ve Gıda Egemenliği Bakanı Francesco Lollobrigida, katıldığı bir etkinlikte İtalya nüfusunun azalması ve bu demografik açığı göçmenlerin kapatmasına karşı çıkarak “Etnik ikameye teslim olamayız” ifadelerini kullandı.

BBC Türkçe’den Övgü Pınar’ın haberine göre, Lollobrigida’nın ‘etnik ikame’ teorisinden söz etmesi ülkede büyük tepkiye neden oldu.

‘BİR BAKAN BÖYLE BİR KOMPLO TEORİSİNİ NASIL DİLLENDİRİR?’

La Repubblica gazetesi, Başbakan Giorgia Meloni’ye yakın isimlerden biri olarak bilinen Lollobrigida’nın açıklamasına ilişkin haberinde, “Son yıllarda dünya çapında aşırı sağcı katliamların neredeyse tüm faillerine ilham kaynağı olan komplo teorilerinden birinin, bir İtalyan bakanın konuşmasında yer alması nasıl mümkün olabilir?” diye yazdı.

La Repubblica bugün, faşist rejim altında yayımlanan ‘Irk Savunması’ isimli dergiye atıfla bu manşetle çıktı. Gazetenin yazarlarından Michele Serra da bugün baş sayfadan yayımlanan yazısında bakanın sözlerini eleştirdi. Serra, yazısında, “Antik Roma’daki ‘vatandaşlık’ kavramı, 2023 Roma’sına kıyasla çok daha modern, kapsayıcı ve dinamikti. Hristiyan Avrupa’nın kökleri de aynı şekilde evrenseldir: Aziz Paolo Suriyeliydi, Aziz Agostino Cezayirliydi, Konstantin Sırp’tı. Ve İsa, Nasıralı bir Yahudiydi” ifadelerini kullandı.

‘SÖZLERİ BEYAZ ÜSTÜNCÜLÜK TADI VERİYOR’

Muhalefetteki Demokratik Parti’nin lideri Elly Schlein da “Bakan Lollobrigida’nın sözleri mide bulandırıcı, onun konumundaki bir kişi için kabul edilemez sözler” diye tepki gösterdi. Schlein, “Beyaz üstüncülük tadı veren bu sözler bizi 1930’lara geri götürüyor” dedi ve hükümetin bu açıklamayla arasına mesafe koymasını talep etti.

Daha Fazla Avrupa partisi lideri Riccardo Magi ise “Çok sayıda saldırıya ilham kaynağı olan üstünlükçü ve komplocu sağa özgü en feci ırkçı teorileri kullanan Lollobrigida, ve hatta Başbakan Meloni ve Bakan Salvini gibi siyasetçilerin ülke hükümetinde yer alması, demokrasimizin içinde bulunduğu krizin boyutları üzerine düşünmemizi gerektiriyor” dedi.

BAKAN NE DEMİŞTİ?

Bakan Lollobrigida dünkü konuşmasında ülkedeki doğumların artırılması yönünde adımlar atılmasını savunarak, “Bunun yolu, insanların çalışmasına ve aile kurmasına olanak tanıyan refahı tesis etmek, genç çiftlerin iş bulmasını desteklemektir. Etnik ikame fikrine, yani İtalyanlar daha az çocuk sahibi oluyor, o halde onların yerine başkalarını koyalım fikrine, teslim olamayız. Bu doğru bir yol değil” açıklamasında bulunmuştu.

Avrupa nüfusunun kıta dışından göçle ikame edilmesi şeklindeki komplo, daha önce de aşırı sağdaki siyasetçiler tarafından dillendirilmişti. Ancak bu tabirin iktidardaki önemli bir ismin ağzından duyulması büyük yankı uyandırdı.

‘ETNİK İKAME’ NEDİR?

‘Etnik ikame’ ya da ‘büyük ikame’ olarak adlandırılan bu kavram, ABD ve Avrupa’da aşırı sağ ve beyaz üstünlükçü çevrelerin zaman zaman başvurdukları bir teori.

İtalya hükümetinin resmi sitesinde ise “Büyük ikame” teorisi şu şekilde açıklanıyor:

“İkame teorisi, beyazların beyaz olmayanlarla değiştirildiğine dair bir neo-Nazi efsanesidir. Çoğu komplo teorisinde olduğu gibi, nihayetinde gerçek suçlular olarak genellikle Yahudiler gösterilir. Günümüzde büyük ikame, son yıllarda Avrupa’da yaygınlaşan ve iki faktörden oluşan aşırı sağcı bir komplo mitidir. Birincisi, Batı kimliğinin Avrupa dışı ülkelerden gelen büyük göç dalgaları tarafından kuşatıldığını ve bunun da beyaz Avrupalıların demografik olarak ikame edilmesine yol açtığını öne sürer. İkincisi ise bu değişimin gizemli bir grup tarafından dünyaya hakim olma planlarının bir parçası olarak organize edildiğini ve bunu da ırksal olarak homojen bir toplum yaratarak yapacaklarını öne sürer. Bu grup genellikle Yahudiler/Siyonistler ile özdeşleştirilir.”

MELONİ VE SALVİNİ GEÇMİŞTE TEORİYE ‘İNANDIKLARINI’ SÖYLEMİŞTİ

Mevcut hükümetin ortaklarından İtalya’nın Kardeşleri partisi lideri Giorgia Meloni de Lig lideri Matteo Salvini de geçmişte bu etnik ikame teorisine inandıklarını söylemişlerdi. iki lider de özellikle muhalefetteyken, Afrika’dan Avrupa’ya göç hareketlerine karşı çıkmak amacıyla bu teoriyi dillendirmişti. (DIŞ HABERLER)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*